Geçenlerde, tıbbi ve aromatik bitkiler ile ilgili bir festivale katıldım.
Orada geçen bir konu dikkatimi çekmişti.
Konu, "koku" idi...
Ve ben kendi yorumumu katarak yazacağım...
*
Şehirler modernleşip, betonlaşmadan önce
Yeşilin kokusu vardı.
Çimenin kokusu vardı.
Domatesin kokusu vardı.
Hıyarın kokusu vardı.
Toprağın kokusu vardı.
Marulun kokusu vardı.
Patlıcanın kokusu vardı.
Her bir kadının kendine ait bir ten kokusu vardı.
Her bir erkeğin kendine ait bir ten kokusu vardı.
Şehirler büyüyünce,
Medeniyet denen şey gelişince,
Toprak yok oldu,
Kokusu da yok oldu.
Bitkiler yok oldu.
Çimenler sanal oldu.
Egzoz kokusu,
Ağaçların kokusunu bastırdı.
Parfümler, insanların ten kokusunu bastırdı.
*
Eskiden bir kız ve bir oğlan,
Birbirlerini içgüdüsel olarak,
Kokuları ile seçerlerdi.
Onun için mutsuzlukları daha azdı.
Artık bir kız ve bir oğlan
Birbirlerini kariyerleri için,
Aldıkları maaş,
Yaşadıkları yer için tercih ediyorlar.
Ve evlenene kadar her konuda rol yapıyorlar.
Parfümleri bile ten kokusunu bastırdığı için
Koku konusunda bile bilmeden rol yapıyorlar.
Gerçek içgüdüsellikten uzak,
Sanal kavramlar ile birbirlerini tercih ediyorlar
Ve büyük bir çoğunlukla
Mutsuz oluyorlar.
Sadece birbirlerine katlanıyorlar.
*
Aynı durum sindirim sistemi için de geçerli.
Mide, enzimini üretmeden önce,
Beyne giden koku sinyalini bekler.
Beyin yenen yemeğin kokusunu mideye kodlar.
Mide o koda göre enzim üretir,
Böylece;
Sindirim sistemi en doğru şekli ile çalışır.
Şimdi patlıcanın kokusu yok,
Domatesin kokusu yok,
Etin bile kokusu yok.
Kızartma yağının kokusu var.
Haşlama yaparsan
Haşlama suyunun da içinde kireç var,
Başka katkı maddeleri var belki,
O da kokuyu etkiliyor.
Beynin tanımlayamadığı kokular oluşuyor
Ve mideye bilinmeyen kodlar gidiyor.
Sindirim sistemi doğru çalışmıyor.
*
Kadınlar evrimsel olarak,
Daha iyi koku aldıkları için
Bence erkeklere kıyasla daha zor kilo alıyorlar.
Yani kokunun kiloya bile etkisi var.
*
Öyle burun deyip,
Parfüm kokusunu algılayan organ olarak düşünmemek lazım.
Yaşamımıza yön veren en önemli organ belki de...
*
Ve koku da
Gerçekte toprak kokusudur,
Kömür kokusu değil...
Ten kokusudur,
Parfüm kokusu değil...
Ahır kokusudur, gübre kokusudur,
Kimyasal ürünlerin kokusu değil...
21 Temmuz 2019
Ankara
Gönderen: -fahrî- EGEli
Her zaman hayâllerinin peşinde koştu. Gençliğindeki öğretiler, onu başarıya götürse de, kapitalist sistemin çarkları içinde sıkıştı kaldı. En sonunda çiftçi olmaya ve vakti oldukça yazılar yazmaya karar verdi. Çiftçilik ile ilgili büyük adımları attı, geriye sadece ufak tefek detaylar kaldı. En kısa sürede, tarlasında yaşamaya başlayacak. Ayrıca zaman içinde karavan sevdalısı da oldu. Karavan almadı ama hali hazırda bir panelvanı karavana dönüştürmeye ve diğer taraftan da gündeme bağlı olarak, yazılarını yazmaya devam ediyor.

0 Yorumlar
Yorum Gönder
Yorumlarınızda küfür, hakaret, incitici söz, küçük düşürücü ifade olmamalıdır. Uygun olmayan içerik olması durumunda yorumlarınız silinecektir.